Anasayfa › Kategoriler › Sanat

Bedrettin Cömert
Sanat Tarihçisi, Eleştirmen, Çevirmen
1940–1978
Giriş
Mustafa Bedrettin Cömert (27 Eylül 1940 - 11 Temmuz 1978), Türk akademisyen, sanat tarihçisi, eleştirmen, çevirmen ve şairdir. Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmış, estetik alanında doçentlik derecesine yükselmiştir. 1978 yılında Ankara’da evinden çıkıp Türk Dil Kurumu Kurultayı’na giderken aracına düzenlenen silahlı saldırı sonucu öldürülmüştür. Cömert, 12 Eylül öncesi dönemde üniversitede çıkan siyasi olayları inceleyen komisyonun başkanlığını yürütüyordu ve bu nedenle ölüm tehditleri alıyordu.
Erken Yaşam ve Eğitim
Bedrettin Cömert, 27 Eylül 1940’ta Samsun’un Vezirköprü ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu burada tamamladı. Altıncı ve yedinci sınıfları Kangal ve Gürün’de okudu, ortaokul üçüncü sınıftan itibaren Sivas Lisesi’ne geçti. Parasız yatılı sınavını kazanarak orta eğitimini güvence altına aldı. Lise yıllarında hem düzyazı hem de şiir yazarak edebiyatla ilgilenmeye başladı; ilk şiirleri Varlık dergisinde yayımlandı.
1960 yılında Sivas Lisesi’ni birincilikle bitirdi ve devlet bursu kazanarak İtalya’ya gitti. İlk iki yıl Perugia Yabancılar Üniversitesi’nde İtalyanca ve Latince okudu, ardından Roma Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. 1965’te Maria Augostino ile evlendi. 1967’de Roma Üniversitesi’nden lisans diplomasını aldı. 1971’de Roma Üniversitesi Felsefe Enstitüsü’nde “Son Elli Yılda Türkiye’de Sanat Eleştirisi” başlıklı teziyle estetik doktoru derecesini aldı.
Akademik Kariyer ve Eserleri
Türkiye’ye döndükten sonra 1972’de Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak atandı. Burada “Giotto ve San Francesco Geleneği” konulu teziyle ikinci doktorasını vererek sanat tarihi doktoru unvanını da aldı. Estetik, eleştiri tarihi, mitoloji ve ikonografi dersleri verdi. 1977’de estetik alanında doçentliğe yükseldi.
Bir yandan özgün yapıtlar üretirken, öte yandan yabancı dildeki önemli bilim yapıtlarını Türkçeye kazandırmaya çalıştı. 1977’de Ernst Gombrich’in ünlü “Sanatın Öyküsü” adlı yapıtını çevirdi ve bu çeviriyle Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl Türk Dil Kurumu’na üye oldu.
Eserleri arasında “Giotto’nun Sanatı” (1977), “Croce’nin Estetiği” (1979), “Mitoloji ve İkonografi” (1980), “Eleştiriye Beş Kala” (1981) ve “Sanat Üzerine” (1991) bulunmaktadır. Şiir kitabı “Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak” ölümünden sonra 1979’da yayımlandı.
Dil ve Düşünce Üzerine Görüşleri
Cömert, dil ve düşünce ilişkisi üzerine önemli görüşler ortaya koymuştur. Diller arasında nitel bir ayrıma gidilemeyeceğini, her dilin kendine göre bir işleyişinin olduğunu savunuyordu. Ona göre “Her büyük kafa, ilkin kendi dilinde büyüktür.” İnsanın kendi dilinin dışında büyük olamayacağını, bilgin olamayacağını dile getiriyordu.
“Yabancı biçimlerle, yabancı sözcüklerle düşünülen hiçbir şey bizim değildir… Amaç, düşünceyi, kendi dilimizle yoğurmak, ona kendi dilimizle dilsel kalırlık sağlamaktır” diyordu. Cömert’e göre Türkçe sorunu, eski-yeni, sağ-sol, ilerici-gerici didişmesinin berisinde ve dışında yer alıyordu.
Şiirde duygu ve düşünce arasında diyalektik bir ilişki olduğunu savunan Cömert, yalnızca düşünceyle oluşturulmuş, yüreğe hiç yer vermeyen dizelerin “söyleyiş soğukluğuna” yol açtığını belirtiyordu. Aynı şekilde şiirin “tepeden tırnağa başıboş duyguların bir toplamı” da olmadığını vurguluyordu.
Suikast ve Ölümü
11 Temmuz 1978 Salı günü sabah saat 08:45’te Ankara Gaziosmanpaşa, Karagöz Sokak’taki evinden çıkan Cömert, mavi renkli Volkswagen arabasına doğru yürüdü. İtalyan eşi Maria onu takip ediyordu. Arabalarına binip motoru çalıştırdılar.
Yolun ilerisinde kırmızı renkli bir Simca’da üç kişi bekliyordu. Cömert çiftinin arabası hareket edince Simca da hareket etti. Volkswagen’in yolunu kesen Simca’dan iki kişi dışarı çıkıp araca ateş açtılar. Çapraz ateş sonucu Bedrettin Cömert olay yerinde öldü, eşi Maria ağır yaralandı. 38 yaşındaydı. İki erkek çocuğu vardı.
Cinayete Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı da karıştı. Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, cinayetin azmettiricisi olarak Abdullah Çatlı hakkında tutuklama kararı aldı. Polis üç saldırganı belirledi: Rifat Yıldırım, Üzeyir Bayraklı ve “Ahmet” kod adlı biri. Üçü de başka cinayetlerden aranmaktaydılar ve Almanya’ya kaçmışlardı. Katil Rıfat Yıldırım, 24 yıl sonra 2002’de Almanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi.
Mirası
Özdemir İnce, Cömert için “Yaşamış olsaydı bugün, dünyanın en önemli sanat tarihçileri ve eleştirmenleri arasında yer alacaktı” demiştir. Onun gözünde Cömert, “Hüseyin Cöntürk’ten sonra bizim ilk ve tek eleştirmenimiz, ilk sanat ve poetika kuramcımızdı”.
Cömert, bir bilim insanı olarak eleştirinin siyasi ideolojilerden ve iktidarın elinden koparak bağımsızlaşması fikrini savundu. “Siyasal ölçütle yola çıkıp sanat yapıtlarına güzel-çirkin demek çok kolay. Asıl zor ve gerekli olanı, sanatsal ölçütle yola çıkıp sanat yapıtlarını toplumsal yerlerine oturtmaktır” diyordu.
“Mitoloji ve İkonografi” kitabı, alanında Türkçe olarak kaleme alınan en yetkin ve önemli çalışma olma özelliğini korumaktadır. Bedrettin Cömert’in adı, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki bir konferans salonuna verilmiştir.
Anahtar Kelimeler
- Bedrettin Cömert
- Sanat Tarihi
- Estetik
- Hacettepe Üniversitesi
- Mitoloji ve İkonografi
- Sanatın Öyküsü
- Türk Dil Kurumu
- 12 Eylül öncesi suikastlar
- Faşist saldırılar
- Sanat eleştirisi