Anasayfa › Kategoriler › Aydınlanma

Turan Dursun

Aydınlanma

Turan Dursun

Yazar, Düşünür, Eski Müftü

1934–1990

Giriş

Turan Dursun (1934 - 4 Eylül 1990), Türk yazar, düşünür, eski imam ve müftü olarak tanınan, Türkiye’nin en tartışmalı ve etkili aydınlanma figürlerinden biridir. Hayatı boyunca dinin tarihsel kökenlerini araştırmış, bulgularını cesurca yayımlamış ve bu uğurda hayatını kaybetmiştir. Onun hikâyesi, bir yandan bireysel bir aydınlanma mücadelesinin, diğer yandan Türkiye’de laiklik ve gericilik arasındaki gerginliğin sembolik bir yansımasıdır.

Erken Yaşam ve Eğitim

Turan Dursun, 1934 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe (o zamanki adıyla “Yapıaltın”) köyünde dünyaya geldi. Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi. Babası, onu “gavur okulu” olarak nitelendirdiği ilkokula göndermedi; bunun yerine ilk eğitimini din hocaları ve şeyhlerden aldı. Beş yaşındayken ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesine göç ettiler.

Babasının “Basra’da, Kufe’de bile bulunmayacak ölçüde büyük bir alim olacak” sözlerini gerçekleştirmek için yatılı din okullarına, Kur’an kurslarına ve ünlü hocaların yanına gitti. Genç yaşta Kürtçe, Çerkezce ve Arapça öğrendi. İlkokulu dışarıdan bitirdi. Müftülük sınavını kazandıktan sonra tayini yapılamadı.

Müftülük Yılları

Turan Dursun, 1958-1966 yılları arasında müftülük yaptı. İlk imamlık deneyimini Tarsus’a bağlı Baltalı köyünde yaptı. Askerliğinden sonra İstanbul’da İsmailağa ve Üçbaş medreselerinde hocalık yaptı. İlk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başladı; ardından Gemerek, Altındağ, Sivas, Tokat, Manisa ve son olarak Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görev yürüttü.

Kendi deyimiyle “alışılmadık bir müftü” olan Dursun, yenilikçi din anlayışı yüzünden kafirlikle suçlandı. Müftülük yıllarında diğer dinler ve dinlerden önceki efsaneler üzerinde yoğunlaştı. İslamiyet’i, Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hem kendi kaynaklarından hem de diğer kaynaklardan yararlanarak karşılaştırmalı olarak incelemeye başladı. Bu çalışmalar inancında derin farklılıklara neden oldu ve sonunda müftülük görevinden ayrıldı.

TRT Yılları ve Aydınlanma Süreci

1966 yılında müftülüğü bırakarak TRT’de memur olarak çalışmaya başladı. Ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalıştıktan sonra prodüktör sınavlarına girdi ve başarılı oldu. TRT Kültür Müdürlüğü’nde dini yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalıştı. “Tarihte Türkler”, “Başlangıcından Bu Yana İnsanlık” ve “Akşama Doğru” gibi yapımlara imza attı. TRT’deki 16 yıllık görevinden 1982 yılında emekliye ayrıldı.

Dursun’un inanç dünyasındaki kırılma, Gılgameş Destanı’nı ve Sümer mitolojisini okumasıyla başladı. Kendi ifadesiyle: “Sümerlerde bir tufan efsanesi. Baktım, Tevrat’ta var, Kur’an’da var. Bu bir efsane, nasıl olur da Tevrat’ta, Kur’an’da olabilir? Milattan önce 3000 yılında kaleme alındığı sanılıyor. İslam’dan, hatta Kur’an’dan çok önce. Peki, bunlarda olan, kutsal kitaplarda ne arıyor? Sonra, Hammurabi Yasaları’nın kimi maddeleri Tevrat’a aynen geçmiş, ondan sonra Kur’an’a da yansımış, yani sarsılmalar benim öyle başladı.”

Yazarlık Kariyeri ve Eserleri

1987 yılında Doğu Perinçek ile tanıştı ve onun yardımıyla 2000’e Doğru dergisinde “Din Bilgisi” adlı bir sayfada yazmaya başladı. Daha sonra Saçak, Teori ve Yüzyıl dergilerinde de yazıları yayımlandı. İbn Haldun’un Mukaddime adlı eserini Türkçeye çevirdi.

En önemli eserleri arasında “Din Bu” üçlemesi, “Kutsal Kitapların Kaynakları”, “Şeriat Böyle” ve “Kuran Ansiklopedisi” bulunmaktadır. Dinin tarihsel temellerini araştıran Kuran Ansiklopedisi’ni, 2000’e Doğru dergisi dışında kimse yayınlamaya cesaret edemedi. Eserleri çok satanlar listesine girdi.

Suikast ve Ölümü

Turan Dursun, yazıları nedeniyle çok kez ölüm tehdidi aldı. 4 Eylül 1990 günü saat 15.15 dolayında Kadıköy Koşuyolu Caddesi üzerindeki Bimtan Sitesi’ndeki evinden çıkarak sürekli alışveriş yaptığı markete giderken, karşı kaldırımda bulunan bir araçtan çapraz ateşe tutuldu. Kafasından ve vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı kurşunlarla olay yerinde yaşamını yitirdi. 56 yaşındaydı. Saldırıyı İslami Hareket Örgütü üstlendi.

Bu cinayet, 90’lı yıllarda başlayıp gerçek faili hiçbir zaman bulunamayan Gladyo suikastlarının başlangıcıydı. Aynı yıl önce Prof. Dr. Muammer Aksoy, sonra gazeteci Çetin Emeç ile şoförü Sinan Ercan ve ardından Turan Dursun suikast sonucu öldürülmüştü.

Mirası ve Etkisi

Turan Dursun, “Modern çağın Diderot’u” olarak anılmıştır. “Daha özgür bir dünyanın kurulabilmesi için tabuların yıkılması gerekli. Her türlü tabu yıkılmalı” diyerek dünyayı değiştirmenin körleşmeye neden olan dogmalarla mücadeleden geçtiğini belirtmişti. Dursun, körleşmenin bir “karşı-tarihini” vücuda getirmek için emek verdi. Dogmalara ve dinci körlüğe karşı aydınlanmacı bir tutum takındı.

Turan Dursun’un bıraktığı miras, yalnızca eserleriyle sınırlı değildir. Onun hayatı, bir müftüden ateist bir yazara uzanan sıra dışı bir entelektüel yolculuğun ve bu yolculuğun bedelinin hikâyesidir. Türkiye’de laik düşüncenin simge isimlerinden biri olarak anılmaya devam etmektedir.

Anahtar Kelimeler

  • Turan Dursun
  • Aydınlanma
  • Müftü
  • Din Bu
  • Kuran Ansiklopedisi
  • Kutsal Kitapların Kaynakları
  • Sümer mitolojisi
  • Gladyo suikastları
  • 2000’e Doğru dergisi
  • İslami Hareket Örgütü

Dış Bağlantılar

← Tüm kişilere dön